Sürpriz karar yasağı HMK m.27’de yer alan Hukuki Dinlenilme Hakkına dayandırılmaktadır. Sürpriz karar yasağına göre, mahkemede tartışılmamış bir hukuki sebep, delil, Tarafların tartışamadığı bir bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez. Bununla birlikte yargılamanın seyrine uymayacak beklenmedik kararlar da verilemez.
Mahkemenin öncelikle Taraflara seyretmek istediği istikamete uygun olarak bilgilendirme yapması, Tarafların bu husustaki açıklamalarını dinledikten sonra karar vermesi gerekmektedir. Bir başka deyişle kararını dayandıracağı hususlarda Tarafları da dahil ederek tahkikat yapması, Tarafların hiçbir şekilde tartışamadığı kendi açıklamalarını yapamadığı hususlara dayanarak da karar vermemesi gerekmektedir.
Takip ettiğimiz bir davada, Mahkeme Tarafların ticari defterlerini bilirkişiye incelettirmiş, süreç içerisinde uyuşmazlık konusunun belirli bir tarihten sonra vadesi gelen faturalarla ilgili olduğunu ara kararında açıklamış, ancak ne var ki bir anda içtihat değiştirerek ilgili tarihten önce vadesi gelen faturaları da dahil edecek şekilde Davanın kabulüne karar vermiştir. Söz konusu karara Sürpriz Karar Verme Yasağı kapsamında itiraz etmiş bulunmaktayız. Zira mahkeme kendi açıkladığı görüşler seyrinde dosyayı ilerletirken, Tarafımızı dinlemeden bir anda dosya kapsamını genişletmiştir.
İlgili olduğunu düşündüğümüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), T. 14.11.2022, K. 2012/796 sayılı kararı;
“Mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hukmünü vermelidir. Anayasamızın 36. maddesi, HMK’nın 27. ve AİHS’nin 6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde tarafların bilgilenme hakkı, açıklama ve ispat hakkı ile dikkate alınma hakkı ihlal edilmemelidir. Yargı organları yargılamanın seyrine uygun düşmeyen sürpriz karar vermemelidir. Yargı organı tarafların bilgilenme açıklama ve itiraz imkanını ortadan kaldıracak şekilde uygulama yapmamalı, tarafların yokluğunda oluşturduğu delilleri hukuki degerlendirmesine esas almamalıdır.”