Emlak Vergisinde Ödeme Emrinden Önce İhbarname Gönderilme Zorunluluğu

T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE

Esas: 2009/9915

Karar: 2010/6547

Tarih: 08.12.2010

  • BİLDİRİMİN SÜRESİNDE VERİLMEMESİ
  • RESEN VERGİ TARHI

(  1319 s. EVK 32 , 37 )

(  213 s. VUK 30 )

ÖZET

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde, bildirimin süresinde verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği, idarece yapılan tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin 29. madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı, aynı Kanunun 37.maddesi ile gönderme yapılan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Verginin idarece tarhını" düzenleyen mükerrer 30. maddesinde idarece tarh olunan vergilerle kesilen cezaların ihbarname ile mükellefin bilinen adresine posta ile yollanacağı kurala bağlanmıştır. Davacının sahibi bulunduğu arazinin parsellenmesi suretiyle arsa haline getirilmesi nedeniyle idarece tarh edilen emlak (arazi) vergisi ile kesilen cezanın ihbarname ile mükellefine bildirilmesi gerekirken ödeme emri ile istenilmesinde yukarıda sözü edilen yasa hükümlerine uyarlık görülmemiştir. 

İstemin Özeti: Davacı şirket adına 2007 yılı arsa vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; vergiye konu taşınmazda 1998 yılında imar uygulaması yapıldığı, sonrasında imar uygulamasının Bursa 1. İdare Mahkemesi’nin 27.12.2001 tarih ve E:1999/1015, K:2001/1387 sayılı kararıyla iptal edilmesi ve bu kararın Danıştay Altıncı Dairesince verilen 16.2.2004 tarih ve E:2002/4540, K:2004/784 sayılı kararla onanması üzerine geri dönüşüm işlemi yapılarak 18.12.2006 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafından ise 28.11.2008 tarihinde müracaat edilerek bildirimde bulunulması üzerine arsa vergisinin tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, geri dönüşüm işlemi üzerine imar uygulaması tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kalktığından geri dönüşüm işleminin davalı idarenin yetki ve sorumluluğunda ve mutad olmayan bir parselizasyon işlemi olduğu bu işlem sonrası gerekirse davacıya ait parsellerin mevcut durumunun tespiti ve 213 sayılı Kanuna göre emlak vergisi tarhı ve ihbarname düzenlenerek davacıya tebliğ edilmesi gerektiği doğrudan ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, kaldı ki 28.11.2008 tarihli bildirimin Hüseyin Deniz tarafından verilmiş olduğu, bu kişinin davacı şirketi temsil yetkisinin belirtilmediği ve ortaya konulamadığı gerekçesiyle kabul eden Bursa 1. Vergi Mahkemesi’nin 1.10.2009 tarih ve E:2008/1662, K:2009/1999 sayılı kararının; düzenlenen ödeme emrinin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Savcısı Mehmet Sağlam’ın Düşüncesi: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde, bildirimin süresinde verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği, idarece yapılan tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin 29. madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı, aynı Kanunun 37.maddesi ile gönderme yapılan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Verginin idarece tarhını” düzenleyen mükerrer 30. maddesinde idarece tarh olunan vergilerle kesilen cezaların ihbarname ile mükellefin bilinen adresine posta ile yollanacağı kurala bağlanmıştır.

Davacının sahibi bulunduğu arazinin parsellenmesi suretiyle arsa haline getirilmesi nedeniyle idarece tarh edilen emlak (arazi) vergisi ile kesilen cezanın ihbarname ile mükellefine bildirilmesi gerekirken ödeme emri ile istenilmesinde yukarıda sözü edilen yasa hükümlerine uyarlık görülmemiştir.

Belirtilen nedenle temyize konu mahkeme kararının sonucu itibariyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi İhsan Saçmalı’nın Düşüncesi : İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 35.50 TL ilam harcının temyiz isteminde bulunandan alınmasına 08.12.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Karşı Oy : Dairemizin 8.12.2010 tarih ve E:2009/6586, K:2010/6545 sayılı kararı ile aynı tarih ve E:2009/6587, K:2010/6546 sayılı kararında yer alan karşı oylarda belirtildiği üzere vergi mahkemesince yeniden verilecek kararlar dikkate alınarak bu dosya hakkında da yeniden karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.